• Ben kimim? Bu soruya hepimiz cevap verelim. Sizler de yorumlar da kendinizi tanıdığınız kadar yazın.

    İsmim Esra. 28 yaşındayım. Gibi gibi…

    Ama ben daha çok kendimi tanıdığım kadarıyla anlatacağım. Ben kendimi bu yıl keşfettim. Ne istediğimi ne istemediğimi öğrendim. Eskiden dürtülerimle hareket ederdim istediklerim anlıktı. Ne istediğimle de ilgilenmezdim. İstediğini yaptığın kadar istemediğini yapmadığınla da hiç ilgilendin mi?

    Ben aslında herkesi sevmiyormuşum insanları sevdiğimi sanırdım ama hayır. Herkes beni sevsin diye uğraşırdım ama bunu istemiyormuşum. Kimseyi kaybetmemek için kendimden ödün verirdim ama kaybetmem gereken kişiyi önemsememem gerektiğini anladım. Ben aslında çok konuşmayı seven biri değilmişim ama insanları güldürmeye çalışırdım bunun için kendimi bile ezerdim. Birilerine bir şeyler anlatırdım o hep beni dinlesin diye. İlişkilerim de bir an da yazmak isterdim ya da görüşmek ya da o görüşmek istediğin de hemen kabul ederdim o gitmesin diye. Kendimi tanıyana kadar kendime önem verene kadar ben hep başkaları için uğraşmışım. Hep birileriyle dışarı çıkardım eğlenmenin sadece arkadaşlarla veya birileriyle olduğunu düşünürdüm ben yalnız gezmeyi veya aktiviteler yapmayı daha çok seviyorum tabiki de yalnızlığı önermiyorum ama bazen yalnızlık çok daha iyi…

    Para çok harcardım ama daha uygun yerlerde yapılacak çok daha güzel olan şeyler varmış ve daha çok mutlu oldum.

    Sosyal medyalarda çok paylaşım yapardım açık açık giyinmiş bir çok fotoğrafım vardı kim baktı kim beğendi diye de kontrol ederdim öyle fotoğraflar attığım için alevler yürümeler falan olurdu hep bu sonradan midemi bulandırdı ve ben açık giyinmeyi yerine göre yapmayı ve bunu çok paylaşmamayı tercih ettim.

    Aman kimse kırılmasın aman kimseyle kötü olmayayım derdim ve en sonunda kendimi yıpranmış bir halde bulurdum. Söylenmesi gerekeni söyleyin. Sizi kırmalarına üzmelerine izin vermeyin. İzin verdikçe yıkılırsınız yıkıldıkça zor toparlanırsınız. Kırıldığınız insana kırıldığınızı söyleyin. Size yanlış yapıldığı hareketi hemen söyleyin. Ben hep susardım içime atardım ve biriktirdim ama sonra işte sonrası bana dönüşü ağır olurdu.

    Duygularınızı saklamayın. Gerçekten seviyorsanız söyleyin reddedilmekten korkmayın. Duygularını söylemek bir acizlik değil. Reddedilmek utanç verici bir şey değil. Tabi en öncesinde duygularınızı kendinizden saklamayın.

    Hayal kurmaktan kaçmayın. Aman olmayacak zaten. Olması imkansız bir hayal vs vs. Bu şekilde hayallerinizi kısıtlamayın. Hayal kurmak çok güzel bir şey. Yaşayacağınıza inanarak kurun. Ya da çok uç bir hayal olsun yine de kurun o anın tadını çıkarın ve şunu unutmayın Allah yaşatmayacağı hayalleri kurdurtmazmış.

    Kitap okuyun. Az ya da çok. Dünya klasikleri, kişisel gelişim. İstediğiniz her türden kitaplar okuyun. Sizin insanlarla olan iletişiminize iyi gelecek dünyaya bakış açınızı değiştirecektir.

    Not alın! Her zamanda olmasa duyduğunuz gördüğünüz hoşunuza giden herhangi bir şeyi ya da bir şeyleri yazın, yazmaktan keyif alın. Yıllar sonra gördüğünüzden sizden bir şeyler bırakmış olun size.

    Kendimi tanıtmakla başladım önerilerle bitirdim. Hayat sizin hayatınız siz ne isterseniz onu yapın. Ama size zarar vermeden. Dozunda…

  • Hayat hiçbirimiz için kolay değil herkesin hayatla bir problemi var. Hayatın da bizle bir problemi var. Üstelik adil değil. Peki biz çok mu abartıyoruz? Yoksa gerçekten bazı şeyler çok mu zor?Hepsine değineceğiz. Ben bizi düşüncelerin yönettiğini düşünüyorum. Hiç dikkat ettiniz mi? Hep kötü düşündüğünüz zaman gerçekten kötü şeyler oluyor. Düşünmeden de oluyor demeyin bir şekilde çekiyorsunuzdur. Çünkü bizler hep en kötüsüne kadar düşünürüz. Neden bu kadar abartıyorsunuz hayatı? Gelip geçici bir yaşamımız var. Her şeyin gelip geçici olduğunu her anımızda bilmeliyiz. Mutlulukta da üzüntüde de…. Ömrümüzün gelip geçici olduğu gibi duygularımız da gelip geçici. Sadece çok fazla düşünüyoruz anlam yüklüyoruz ve beklentiye giriyoruz. Sonrasında hayal kırıklığı.. hayatımızın giriş, gelişme ve sonucu. Elbette hepsini yaşayacağız ama takılı kalmayalım. Orda kalmayalım. Hayattan her şey geleceğine hazır olalım. Geliyor da…. Hastalık, aşk acısı, maddi sıkıntı, ailevi sorunlar veya kendimizle sorunlar bunlar hepimizin yaşadığı klasik olaylar. Ama şunu bilin ki sağlık en büyük lükstür. Eğer sağlığınız yerindeyse gerisini atlatırsınız sağlık sorunu da yaşıyorsanız onu da atlatırsınız. Benim bu kafaya ulaşmam kolay olmadı. Sizinle çok şey paylaşacağım anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki?